JSN ImageShow - Joomla 1.5 extension (component, module) by JoomlaShine.com
ANASAYFA arrow HABERLER arrow Son Haberler arrow İzmire Türk Bayrağını Çeken Maçkalı
Konaklar Köyü Maçka Konaklar Köyü Maçka - İzmire Türk Bayrağını Çeken Maçkalı   
İzmire Türk Bayrağını Çeken Maçkalı Yazdır
 ULUSAL Kurtuluş savaşı’nın en sıcak yerinde; düşman orduları dağılmaya başlayınca, büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK, ‘’ Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri  ! ‘’komutunu vermişti. İşte öncüler İzmir’e girdiğinde, vilayet binasında Yunan bayrağını indirip Türk bayrağını göndere çeken,ulusal kurtuluşu simgesel olarak muştulayan kişi Maçkalı Yüzbaşı Şerafettin’di.

Türk ordusunun , İstiklal Savaşı’nın zaferle sonuçlandırılmasının ardından İzmir’e ilk girişinde,Konak meydanındaki Hükümet binasında asılı duran üniteler devlet güneşinin parıltısıyla renkleri gittikçe atmakta olan Emperyalistlerin efsanesi bir bayrak, o ve iki arkadaşı tarafından Türkiye semalarındaki gönderden indirilmiştir.Onun yerine,Türk Milletinin göz bebeği olmuş üniteler Devlet nuruyla gün geçtikçe yıkanarak daha da berraklaşan efsane sancakta bütünlenirken, dalgalandığında rüzgarı bütün Anadolu’ya ılgıt ılgıt yayılan şanlı Al Bayrağımızı İzmir semalarında göndere çeken Yüzbaşı Şerafettin İZMİR Trabzonludur İzmir Hükümet konağının önünde asılı duran Yunan bayrağını indirerek, birlik ve edebi barışın sembolü Türk bayrağını yerinde göndere çekmeleri ile birlikte, artık İzmir ebediyen bir yunan  Helen gözdesi olmaktan çıkartılmış oluyordu. Şimdi onu gerçekleştiren kumandan Şerafettin İzmir artık , efsanenin gerçekleşmekte olduğu bir anı yaşamaktaydı.bu otuz kişilik öncü gücün başındaki komutan,yaralı bir durumda atı üzerinde hükümet konağına erişerek şanlı türk bayrağını göndere çekiyordu.Fahrettin Altay’ın istiklal harbinin süvari kolordusu anılarında İzmir’in hükümet konağına bayrak çekilmesi olayı şöyle anlatılır:

“Bunlar (öncü süvariler), Halkapınar köprüsünü geçip Tuzakoğlu fabrikasına yaklaşınca, fabrika penceresinden ani bir ateşe uğruyorlar.İçlerinden dördü yerlere seriliyor.Sonra Şeref Bey anlatıyor: Bu yavrucukların mübarek cesetleri önümüzde bir ok gibi başları İzmir’e doğru yatıyor ve sanki bize durmayın ilerleyin diyordu.Öncü alayı bu şanlı cesetleri atlayarak geçiyor,pasaport yanından geçerken bir manga kadar İngiliz deniz askeri tarafından selamlanan öncü bölükleri, az ileride sivil bir şahsın attığı el bombalarıyla karşılaşıyor. Yüzbaşı şerefle birkaç er yaralanıyor, fakat aldırış etmeyerek soluğu hükümet kapılarında alıyorlar. Yunanlılar hükümeti kapamış ve kaçmışlar.bir odacı kadın odaları açıyor. Şeref birkaç er ile hemen balkona çıkıyor. Şanlı bayrağımızı göndere çekiyor ve selamlıyor. Sancak yükselirken ay yıldızın bir kısmına yüzündeki yaranın kanının bir kısmının bulaştığını görüyor ve bu saadetten taşan heyecanı boşaltıyor. Hıçkırıklarının  boşaltıyor. Bir an sonra kendini topluyor. Yanındakilere ‘’ arkadaşlar , vazifemiz bitmemiştir. Millet bizden daha çok şey bekliyor’’diyerek aşağıya iniyor. Bu defada orada toplanan İzmirlilerin çoşkun alkışları arasında kucaklaşıyor.Fahrettin Altay tarafından yayımlanan bir yazısında yanlış habere dayalı bir paragraf eklemiş bu aziz arkadaş,25 sene sonra albay rütbesinde ağır bir hastalıktan hakkın rahmetine kavuşmuştur.onu İzmir şehitleri arasında saymak ve o vakit kendisine İzmir’e ilk giriş hatırası olarak verilen kılıcı milli müzeye almak yerinde olur.oysa Şeref Bey yaşıyordu.Yakınları ,kendisinden haberi düzeltmesini istediler.Hayır silah arkadaşıyız. Onu mahcup etmek istemem.Bir gün sağ olduğunu öğrenir ve gelir olmuştu.nitekim 8 Aralık1950 de Fahrettin Paşa öğrenince ziyaretime geldi. Devlet radyosu da, bu habere dayanmış olacak ki, aynı yılın 9 Eylül’ün de kahramanlıklarından söz edip ruhuna rahmet okudu. Ama onu da düzeltmeyerek ‘’böylesi daha iyi’’dedi. Ben mezarında hakkında söylenenleri dinleyen mutluluklardanım...’’son zamanlarımda,9 Eylüllerde Ortaköy’de set üstündeki evinin Boğaz içi’ne bakan vitrin penceresine büyük bir Türk bayrağı asar ve hasta koltuğundan onu seyrederdi.Şerafettin İzmir’in yakın akrabası şair ve dünya sağlık örgütü Doktorlarından merhum Celalettin Algan’ın söylediğine göre, hafta sonları ziyaretine gidermiş:ilk ziyaretinde göster bakayım saatin kaç diye sordu. Gösterdim. Hayır dedi. ‘’5 dakika ileri almalısın, çünkü ben hep öyle  yaptım.senin de benim gibi, en az bu kadar erkenci olmanı isterim’’ dedi. 1889 da istanbul’da doğdu. Babası asker kökenli Kırımlı İbrahim Bey, annesi Maçka’nın (Trabzon)Yeşil yurt köyünden Zülüfoğlu Hacı Mehmet kızı Bahriye Hanımdır. Kızı Gönül hanım babasına ilişkin belgeleri ege Üniversitesi, Atatürk ilke ve ınkılapları enstitüsüne bağışladı.6 Kasım 1951 de İstanbul’da evinde öldü. Kurtuluş savaşının kazanılmasından sonra Türkistan Buhara’dan bir tanesi  başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’e armağan olarak, diğeri batı cephesi komutanı İsmet İnönü’ye, bir diğeri de İzmir’e ilk giren gazi Alpay Şerafettin İZMİR’E verilir.

Not: Yayınlamakta olduğumuz bu haber  Maçkalılar Kültür ve Dayanışma Derneği  Yayın organı olan Maçkam Gazetesinin Ekim 2008 sayısından alınmıştır. Derneğimize ve Gazete çalışanlarına teşekkür eder başarılarının devamını dileriz

 
< Önceki   Sonraki >
Konaklar Köyü Maçka Konaklar Köyü Maçka - İzmire Türk Bayrağını Çeken Maçkalı
Free Joomla Templates